Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bir Türk dizisinin oluşturduğu değer ekranda başlayabilir fakat ekranda sona ermez”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul’da düzenlenen “Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri Uluslararası Medya Programı”nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık 170 ülkede 1 milyar insana ulaşan Türk dizileri için destek sisteminin yenilendiğini açıkladı. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise dizi ihracatının 1 milyar doları aşan hacme ulaştığını belirterek sektörün Türkiye’nin küresel anlatısındaki rolüne dikkati çekti.

Ağu 29, 2026 - 13:29
 0  0
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bir Türk dizisinin oluşturduğu değer ekranda başlayabilir fakat ekranda sona ermez”


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul’da düzenlenen üç günlük “Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri Uluslararası Medya Programı” başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın sektör temsilcileriyle bir araya geldiği programda, Türk dizilerinin küresel başarısı, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına etkisi ve turizm sektörüne sağladığı katkılar ele alındı.

Programın açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye markasının dünyadaki en güçlü taşıyıcılarından birinin Türk dizileri olduğunu belirtti. Dünyanın farklı coğrafyalarında ve kültürlerinde yaklaşık 1 milyar insanın Türk dizilerini izlediğini kaydeden Ersoy, Türkçe hikâyelerin Asya’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya uzanan yaklaşık 170 ülkede izleyiciyle buluştuğunu söyledi.

Ersoy, İstanbul’un sokaklarından Kapadokya’nın manzaralarına, Ege sofralarından Anadolu’nun binlerce yıllık mirasına kadar Türkiye’ye ait pek çok değerin diziler aracılığıyla milyonlarca insanın ekranına taşındığını ifade etti.

Bakan Ersoy, ulaşılan boyutun yalnızca dizi sektörünün ticari başarısıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Bu, Türkiye’nin küresel anlatı gücüdür.” dedi.

“Türk Dizileri Türkiye’yi Merak Ettiriyor”

Türkiye’nin bugün dizi ihracatında dünyanın önde gelen üç ülkesinden biri olduğunu belirten Ersoy, uluslararası araştırmaların Türk dizilerinin Afrika’dan Orta Doğu’ya, Güney Amerika’dan Balkanlara kadar geniş bir dolaşım ağı oluşturduğunu gösterdiğini söyledi.

Türk dizilerinin küresel başarısının geçici bir ilgi olmadığını vurgulayan Ersoy, sektörün dünya içerik pazarındaki dönüşüm içerisinde büyüyen stratejik bir kapasiteye dönüştüğünü kaydetti.

Dizilerin etkisinin izlenme ve ihracat rakamlarının ötesine geçtiğini belirten Ersoy, yapımların Türkiye’ye yönelik merakı da artırdığını söyledi. Ersoy, izleyicilerin diziler aracılığıyla Türkçe kelimeler öğrendiğini, Türk müziğini, gastronomisini, geleneklerini ve yaşam kültürünü tanıdığını, ekranlarda gördükleri şehirleri ve çekim mekânlarını araştırdığını ifade etti.

“Mesele Artık Dizilerin Kaç Ülkede İzlendiği Değil”

“Screen tourism” olarak adlandırılan ekran turizminin ülkelerin tanıtım ve destinasyon stratejilerinin önemli unsurlarından biri hâline geldiğine dikkati çeken Ersoy, Türkiye’nin bu alanda güçlü bir başlangıç noktasına sahip olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin turizm kapasitesiyle geniş coğrafyalara ulaşan dizi sektörünün aynı stratejik hedef doğrultusunda buluşturulması gerektiğini belirten Ersoy, meselenin artık yalnızca Türk dizilerinin kaç ülkede izlendiği olmadığını vurguladı.

Ersoy, asıl hedefin küresel erişimin Türkiye’nin kültürel etkisine, turizm gücüne ve marka değerine dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.

Türk Dizilerine Destekte Yeni Dönem

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sinema Genel Müdürlüğü aracılığıyla Türk dizi sektörüne sağlanan destek politikalarında yeni bir dönemin başlatıldığını açıkladı.

Yeni sistemin merkezinde Türk dizilerinin küresel yolculuğunun desteklenmesi ve elde edilen başarıdan Türkiye adına daha fazla değer üretilmesinin bulunduğunu kaydeden Ersoy, destek mekanizmasının daha esnek ve uluslararası başarıyı daha güçlü biçimde teşvik eden bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti.

Ersoy, bir sezon yayımlanmış olma şartının kaldırıldığını, desteklerin bölüm bazında değerlendirilebilmesinin ve aynı yapım şirketine ait birden fazla projenin desteklenmesinin önünün açıldığını söyledi.

Uluslararası erişimin yeni sistemde somut kriterlerle değerlendirileceğini aktaran Ersoy, televizyon reytinglerinin yanı sıra dijital izlenme verilerinin de dikkate alınacağını açıkladı.

En az üç kıtada ve 10 ülkede yayımlanan yapımlar değerlendirilirken ihracat performansının yanı sıra Türkiye’nin tanıtımına, Türkçenin uluslararası görünürlüğüne ve hedef turizm pazarlarına sağlanan katkının da göz önünde bulundurulacağını belirten Ersoy, yeni modeli sektörün uluslararası rekabet gücüne ve Türkiye markasına yönelik stratejik bir yatırım olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

TGA’nın Tanıtım Gücü Türk Dizileriyle Buluşacak

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının uluslararası tanıtım kapasitesinin de yeni stratejinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Ersoy, TGA’nın hedef pazarlardaki birikimi ve destinasyon odaklı yaklaşımıyla Türk dizilerinin dünyada oluşturduğu ilginin Türkiye’ye yönelik seyahat motivasyonuna dönüştürülmesi için çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.

Ersoy, TGA aracılığıyla dünyada milyonlarca kişinin tanıdığı ve takip ettiği oyuncuları Türkiye’nin destinasyonları, gastronomisi, kültürel mirası ve turizm çeşitliliğiyle buluşturacak tanıtım çalışmalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

8 Mini Diziyle 9 Milyar Gösterim

Bakan Ersoy, Haziran 2025’te “Antalya Gambit” ile başlayan mini dizi iletişim projesine ilişkin verileri de paylaştı. Ersoy, “İstanbul My Love”, “Hidden Lover”, “An İstanbul Story”, “Cappadocia Fairytale”, “Turquoise Summer”, “Whisper of Origins” ve “Taste of İzmir” ile birlikte toplam 8 mini dizinin yayına alındığını bildirdi.

Ersoy, söz konusu çalışmalarla 9 milyar gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirterek, rakamların projelerin erişim, iletişim ve etkileşim kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.

“Bir Türk Dizisinin Değeri Ekranda Sona Ermez”

Türkiye’nin yeni dönemin takipçisi değil, yön veren aktörlerinden biri olmasını istediklerini belirten Ersoy, “Bir Türk dizisinin oluşturduğu değer ekranda başlayabilir fakat ekranda sona ermez.” dedi.

Dizilerin oluşturduğu ilginin turizm hareketliliğine dönüştürülmesini hedeflediklerini kaydeden Ersoy, “Ekranda oluşan ilgiyi seyahat talebine, seyahat talebini de Türkiye için daha yüksek turizm değerine dönüştürmek istiyoruz. Bu nedenle Türk dizilerinin güçlü biçimde izlendiği ülkeler ile turizmde büyümeyi hedeflediğimiz pazarlar arasındaki ilişkiyi daha stratejik biçimde değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Duran: “Dünyaya Ulaşan Her Hikâye Aynı Zamanda Türkiye’yi Anlatıyor”

İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da Türk dizilerinin dünyadaki yükselişinin “bir hegemonya kurma” meselesi olmadığını belirterek, sürecin Türkiye’nin kendi hikâyesini üretme, dolaşıma sokma ve farklı toplumlarla buluşturma kapasitesinin ortaya konması anlamına geldiğini söyledi.

Bir Türk dizisinin Şam’dan Rabat’a, Belgrad’dan Santiago ve Johannesburg’a ulaştığında Türkiye’nin haritada görülen uzak bir ülke olmaktan çıktığını ifade eden Duran, İstanbul’un sokaklarının, Boğaz’ın, Anadolu şehirlerinin, sofraların, aile ilişkilerinin, müziğin ve Türkçenin milyonlarca insanın gündelik yaşamına girdiğini kaydetti.

Türkiye’nin dünyanın en büyük dizi ihracatçıları arasında ilk üçte bulunduğunu belirten Duran, Türk yapımlarının 170’i aşkın ülkede 1 milyarı aşan küresel izleyici kitlesine ulaştığını söyledi.

Duran, 2000’li yılların başında yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde olan dizi ihracatının bugün 1 milyar doları aşan hacme ulaştığını aktararak, bu verilerin yalnızca sektörün ekonomik başarısını değil, Türkiye markasının dünyadaki algısını da gösterdiğini ifade etti.

“İnsanlığın Hikâyesi Birkaç Merkezin Kamerasına Bırakılamaz”

Önümüzdeki dönemde dijital platformlara uygun özgün içeriklere, ortak yapımlara, format ihracatına, küresel oyuncu, senarist ve yapım ağlarına ve stratejik coğrafyalardaki görünürlüğe daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Duran, insanlığın hikâyesinin birkaç merkezin kamerasına bırakılamayacağını söyledi.

Duran, “Dünyaya ulaşan her hikâye aynı zamanda Türkiye’yi anlatıyor.” değerlendirmesinde bulunarak sektör temsilcilerinden kültüre, aile yapısına ve Türkiye’yi var eden değerlere hassasiyet göstermelerini istedi.

Bu yaklaşımın yaratıcılığı sınırlandırmak anlamına gelmediğini belirten Duran, sektörden daha cesur ve özgün hikâyeler beklediklerini ifade etti. Duran, aynı tür ve hikâyelerin sürekli tekrarlanması yerine Anadolu’nun hikâye hazinesine, tarihe, şehirlere, edebiyata ve insana yönelinmesini önemsediklerini kaydetti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0